En güzel sade makarna nasıl yapılır ?

Zeynep

Global Mod
Global Mod
Financial Times

Benim Tercih Ettiğim Sade Makarna Yöntemi

Benim için günlük hayatta en dengeli sade makarna şu şekilde:

Malzemeler:

100 gram spagetti veya tercihe göre başka bir makarna çeşidi

Yaklaşık 1 litre su

Yaklaşık 5-7 gram tuz

1 tatlı kaşığı tereyağı

1 tatlı kaşığı kaliteli zeytinyağı

İsteğe bağlı olarak az miktarda rendelenmiş parmesan veya eski kaşar

Gerektiği kadar makarna suyu

İsteğe bağlı karabiber

Önce suyu güçlü şekilde kaynatıyorum. Kaynadıktan sonra tuzu ekliyorum. Tuz tamamen dağıldıktan sonra makarnayı tencereye alıyorum.

İlk dakikalarda özellikle dikkatli karıştırıyorum. Daha sonra paket üzerindeki süreyi referans alıyorum ama kronometreye körü körüne bağlı kalmıyorum. Son birkaç dakikada bir parça tadına bakıyorum.

Makarna istediğim kıvama yaklaştığında yaklaşık yarım bardak pişirme suyunu ayırıyorum. Makarnayı süzüyorum fakat yıkamıyorum.

Süzülen makarnayı tekrar sıcak tencereye veya geniş bir tavaya alıp tereyağını ekliyorum. Birkaç yemek kaşığı makarna suyuyla karıştırıyorum. Ardından çok az zeytinyağı ekliyorum.

Buradaki amaç makarnayı yağ içinde yüzdürmek değil. Yağın makarnanın tamamına ince ve dengeli biçimde yayılması.

İstersem son aşamada az miktarda peynir ve karabiber ekliyorum.

Sonuçta ortaya çok gösterişli olmayan ama makarnanın kendisini hissettiren bir yemek çıkıyor.

Tereyağı mı, Zeytinyağı mı? Bu Bir “Doğru-Yanlış” Sorusu Değil

Burada mutfak tartışmalarının sık düştüğü bir tuzak var: Bir yöntemi “tek doğru” ilan etmek.

Tereyağı daha yuvarlak ve sütlü bir tat verirken, iyi bir sızma zeytinyağı daha meyvemsi ve aromatik bir karakter sağlayabilir. İkisini birlikte kullanmak da mümkün.

Ben tereyağı + az zeytinyağı kombinasyonunu seviyorum çünkü tereyağının gövdesini zeytinyağının aromasıyla dengeliyor. Ama zeytinyağının kalitesi gerçekten iyiyse yalnızca zeytinyağıyla yapılan sade makarna da çok başarılı olabilir.

Burada damak tadı devreye giriyor.

Erkeklerin daha “stratejik” ve çözüm odaklı, kadınların ise daha “duygusal” veya ilişkisel yemek yaptığı gibi genellemeleri de bu noktada özellikle doğru bulmuyorum. Mutfakta cinsiyetten çok kişinin deneyimi, alışkanlığı, kültürü ve mutfakla kurduğu ilişki belirleyici. Bazı insanlar ölçüleri gram gram hesaplayarak ilerlerken bazıları yıllardır göz kararıyla mükemmel yemek çıkarabiliyor.

Aynı şekilde bir erkeğin yemek yaparken aile üyelerinin damak zevkini dikkate alması veya bir kadının pişirme süresini sistematik biçimde optimize etmesi, bu davranışların cinsiyete ait olduğunu göstermez.

Bence forumlarda bu tür kalıplar yerine farklı mutfak deneyimlerini konuşmak çok daha değerli.

Sade Makarnada En Çok Yapılan Hatalar

1. Makarnayı fazla pişirmek:

Özellikle makarna daha sonra tereyağı veya sosla tavada çevrilecekse fazla pişirmek dokuyu bozabilir.

Serious Eats

2. Pişirme suyunu hiç ayırmamak:

Son aşamada kıvamı ayarlama imkânını ortadan kaldırıyor.

3. Makarnayı yıkamak:

Sıcak servis edilecek makarnada yıkama, yüzeydeki nişastanın bir bölümünü uzaklaştırıyor. Barilla da sıcak servis edilen makarnanın durulanmamasını öneriyor.

Barilla

4. Suyuna yağ eklemek:

Yapışmayı önlemek için şart değil. Karıştırmak çok daha mantıklı.

Barilla

5. Tereyağını fazla kullanmak:

Sade makarnayı lezzetlendirmek ile makarnanın tadını tamamen tereyağına teslim etmek arasında fark var.

6. Makarnayı süzüp uzun süre bekletmek:

Bence en sık gözden kaçan hata bu. Sade makarna bekledikçe dokusu ve yüzeyindeki nem dengesi değişiyor.

Sade Makarna Sağlıklı mı? Burada da Biraz Gerçekçilik Gerekiyor

“Sade makarna sağlıksızdır” demek de “makarna tamamen sağlıklıdır” demek de fazla basit.

Kuru makarnanın temel bileşeni durum buğdayı irmiği ve su. Örneğin Barilla'nın sade makarna ürünlerinde içerik listesi bu iki temel bileşeni gösteriyor.

Barilla

Ancak beslenme açısından porsiyon, toplam öğün ve kişinin genel beslenme düzeni önem taşıyor. Sade makarnaya aşırı miktarda tereyağı, peynir veya başka yağlı malzemeler eklediğinizde yemeğin enerji yoğunluğu doğal olarak yükseliyor.

Dolayısıyla benim yaklaşımım “makarnadan korkmayın” ama porsiyonu da göz ardı etmeyin şeklinde.

Bir de gıda güvenliği tarafı var. Artan makarna konusunda “nasıl olsa kuru makarna, bir şey olmaz” düşüncesi doğru değil. USDA, pişmiş artıkların buzdolabında genellikle 3-4 gün içinde tüketilmesini öneriyor; oda sıcaklığında iki saatten fazla kalan yiyeceklerin ise atılmasını tavsiye ediyor.

FSIS

+1

Peki Gerçekten “En Güzel” Sade Makarna Hangisi?

Bence cevabı düşündüğümüzden daha kişisel.

İyi sade makarna; kaliteli makarna, yeterince tuzlanmış su, doğru pişirme derecesi, zamanında süzme ve dengeli miktarda yağın bir araya gelmesiyle oluşuyor. Bunun ötesindeki ayrıntılar ise damak tadına kalıyor.

Benim için ideal sonuç, makarnanın hâlâ makarna gibi tadının geldiği; tereyağının onu bastırmadığı; zeytinyağının aromatik ama saldırgan olmadığı; tuzun hissedildiği fakat yemeği domine etmediği ve makarnanın dişe hafif direnç gösterdiği sonuç.

Ama burada forumdaki diğer arkadaşların fikrini gerçekten merak ediyorum: Sade makarnayı güzel yapan şey sizce makarnanın kendisi mi, tereyağı mı, zeytinyağı mı, peynir mi, yoksa doğru pişirme tekniği mi?

Bir başka ilginç soru da şu: Çocukluğunuzdan beri yediğiniz yumuşak makarna size daha fazla keyif veriyorsa, sırf “al dente daha profesyoneldir” denildiği için damak zevkinizi değiştirmek gerçekten gerekli mi?

Bence hayır.

Yemek konusunda teknik bilgi önemli; fakat teknik bilginin amacı insanlara neyi sevmeleri gerektiğini söylemek değil, neden belirli bir sonucun ortaya çıktığını anlamalarını sağlamak.

Sade makarnanın güzelliği de biraz burada. Malzeme listesi son derece kısa olduğu için yaptığınız her değişikliğin sonucunu daha kolay gözlemleyebiliyorsunuz. Bir gün 5 gram tuzla, başka gün 7 gramla deneyebilirsiniz. Bir gün tereyağı, başka gün zeytinyağı kullanabilirsiniz. Makarnayı bir dakika erken veya geç alabilirsiniz.

Sonunda kendi damak tadınız için hangi yöntemin daha iyi olduğunu keşfedersiniz.

Ve bana kalırsa mutfakta gerçekten değerli olan şey, ezberlenmiş “tek doğru tarif” değil; neden o şekilde pişirdiğinizi bilerek kendi doğru yönteminizi oluşturabilmek.
 
Üst